Gelişi
de gidişi gibiydi.
Sahra görmediğimden emin
olmalıydım. ‘Sen gerçek misin?’ diye sordum. Evet der gibi gözlerini
kıpırdattı. ‘Elini uzatır mısın?’ dedim, uzattı. Tam bu evet cevabının
sağlamasını yapacaktım ki, eli suratımda patladı.
Filmlerdeki gibiydi. Madem böyle
yapmıştı, finali de film gibi olmalıydı. Ya sarılmalıydı ya öpmeliydi. ‘İlk
ikisini hak etmiyorsun ama üçüncüsünü hak ediyorsun’ dedi. Ben üçüncü ihtimali
düşünmeye başlamadan, giden eliyle bir tane daha patlattı; gitmeyen suratıma.
Sonra gitti.
18.11.’12
02:37
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder